• Enerji Dijital Dergi
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Doğalgaz
  • Elektrik
  • Yenilenebilir Enerji
  • İklimlendirme
  • Petrol
  • Elektrikli Araçlar
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Yenilenebilir Enerji
  3. Rüzgarın Vizesi, Avrupa'nın Şaşkınlığı: Enerji Güvenliğinde "Akıllı" Dönüşüm Neden Hayati?
Yenilenebilir Enerji
10 Mart 2026 - 13:38

Rüzgarın Vizesi, Avrupa'nın Şaşkınlığı: Enerji Güvenliğinde "Akıllı" Dönüşüm Neden Hayati?

TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden sosyal medya hesabından paylaştığı yazıda, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji güvenliğini yeniden gündeme taşıdığını belirterek, Türkiye’nin rüzgâr ve güneş gibi yerli kaynaklara yönelirken Avrupa’nın yaptığı hatalardan ders çıkaran “stratejik ve akıllı bir enerji dönüşümü” izlemesi gerektiğini vurguladı.

Yenilenebilir Enerji
10 Mart 2026 - 13:38
A
Büyüt
A
Küçült
Rüzgarın Vizesi, Avrupa'nın Şaşkınlığı: Enerji Güvenliğinde
"Rüzgar ve güneş, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda değildir."
Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman'a ait bu net cümle, son günlerde Orta Doğu'da yaşanan ve tüm küresel piyasaları diken üstünde tutan krizin tam odağına dokunuyor. Her gün haberlerde füze menzillerini veya donanma hareketliliklerini izliyoruz ama ekranlara yansıyan bu sıcak çatışmanın arkasında, dünyanın en büyük güçlerinin küresel hegemonya satrancı ve çok daha derin bir kırılganlık yatıyor.

Benim bu sürece dair okumam oldukça şöyle: Bu savaş ve süregiden gerginlikle ABD’nin küresel rekabette en önde kalma hedefinin kritik bir parçası. Tabii mesele sadece jeopolitik değil; ABD'nin yaşadığı faiz ve borç yükü, global ekonomik rekabet ve enerji kaynakları üzerinde kontrolü elinde tutma arzusu bu çatışmanın görünmeyen sebepleri  olarak görünüyor. ABD, bu hedefleri uğruna uluslararası hukuk düzenini zorlayan adımlar atmaktan da çekinmiyor.

Peki bu kriz ülkemizi ve küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor?
ABD 2021’den beri net enerji üreticisi konumuna geçerek kendi petrol ve doğalgaz ihtiyacını özellikle kaya gazı ve diğer petrol kaynaklarından üretmeye başladığı için bugün Körfez'deki enerji kaynakları kağıt üzerinde ABD için eskisi kadar hayati görünmeyebilir. Fakat, o kaynaklar dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin ve piyasa mekanizmasının en önemli ayaklarını ya da en önemlilerinden birini oluşturuyor. Dünyadaki petrolün ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) yaklaşık yüzde 20'si, en dar yeri sadece birkaç mil olan Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Bugün Hürmüz fiilen kapanırsa fiziksel bir enerji kıtlığı hemen oluşmayacak olsa bile, fiyatların yukarı yönlü ivmesi kesin. Nitekim krizin başından bu yana varil fiyatlarının ve Asya spot LNG fiyatlarının nasıl tırmandığını yaşayarak gördük. Daha da tehlikelisi, krizin akaryakıt pompasıyla sınırlı kalmaması. Körfez aynı zamanda dünyanın en büyük gübre, alüminyum ve deniz suyu arıtma (desalinasyon) merkezlerinden biri olduğundan doğalgaza dayalı gübre üretimindeki bir aksama, sırasıyla gıda enflasyonuna, sanayi maliyetlerine ve en nihayetinde evlerimize giren küresel enflasyon oluşturmaya doğru tam gaz ilerliyor.

Enerjinin Demokratikleşmesi ve Avrupa'nın "Far Görmüş Kedi" Sendromu
İşte tam bu noktada, yazının başındaki o vurucu söze geri dönüyoruz. Kaynağı tek bir dar boğazdan geçmek zorunda olmayan; rüzgar, güneş veya hidroelektrik vb. gibi doğanın her ülkeye "demokratik" bir biçimde sunduğu yenilenebilir enerjinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Tehlikeli bir dünyada güneş ve rüzgara güvenmek, binlerce kilometre öteden gelecek fosil yakıtlara bel bağlamaktan çok daha güvenli görünüyor.

Ancak burada çok kritik bir parantez açmak ve hayalperestlikten uzaklaşmak zorundayız.

Enerjinin demokratikleşmesi kulağa hoş gelse de, bu dönüşümün *nasıl* yapıldığı her şeyden önemlidir. Değerli enerji uzmanı @Barış Sanlı'nın dünkü bir yazısında yaptığı çok yerinde bir tespiti var: Avrupa, bu enerji dönüşümünü ülkenin imkanları ve potansiyeli ölçüsünde stratejik bir akılla değil; rasyonellikten uzak, popülist bir aceleyle yaptı.

Sonuç? Bugün patlak veren küresel enerji şokları karşısında Avrupa adeta "far görmüş kedi" gibi şaşkın ve çaresiz. Barış Sanlı'nın da bu sözle net şekilde ifade ettiği gibi, eğer Avrupa bu dönüşümü popülist dayatmalarla değil de kendi gerçekliklerine uygun, daha dengeli bir hızda yapsaydı; bugün arz güvenliği sıkıntısını bu kadar derin hissetmez, çok daha rahat ederdi. Doğru bir hedef, yanlış ve aceleci bir mühendislikle koca bir kıtayı Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ilk yılındaki gibi krizin ortasında yine savunmasız bırakabilir.

Türkiye İçin Gerçekçi Bir Yol Haritası
Avrupa'nın yaptığı bu hata, Türkiye gibi günde yaklaşık 534 bin varil dizel tüketen ve net enerji ithalatçısı olan ülkeler için büyük bir ders ve örnektir. Sadece kaynağı bizde olmayan doğalgaza bağımlı, hidroelektrik destekli bir sistemle arz güvenliğimizi uzun vadeli sağlayamazdık ve uzun yıllardır bundan ayrışmaya çalışıyoruz.

Bu noktada esas marifet, popülizme kapılmadan, ülkenin imkanları ölçüsünde **tüm alternatif enerji kaynaklarından** faydalanarak riski asgariye indirmektir. Bize gereken şey **"stratejik ve akıllı bir dönüşüm"**dür. Konvansiyonel enerji tedarik ekonomimizi; ülkenin ekonomik gelişimini sekteye uğratmayacak, kendini finanse edebilecek ve Avrupa'nın düştüğü çaresizliğe düşmeyecek gerçekçi bir yol haritasıyla yeni teknolojilere çevirmeliyiz.

Unutmayalım; ulusal güvenliğin sınırları sadece coğrafi haritalarla değil, akılla yönetilen enerji bağımsızlığıyla çizilir.

Peki sizce ülkemiz bu akıllı dönüşümün neresinde? 2026’da COP31’e ev sahibi olarak örnek hedefler ilan etmemiz beklenirken daha mı hızlı, yoksa yavaş ve temkinli mi ilerlemeliyiz?
 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Son Haberler
Yeni Enerji Mimarisi Söylemi Entegre Yaklaşım Sağlayacak
Yeni Enerji Mimarisi Söylemi Entegre Yaklaşım Sağlayacak
Empa Elektronik savunma sanayindeki gücünü “SAHA”da sergileyecek
Empa Elektronik savunma sanayindeki gücünü “SAHA”da sergileyecek
Bakan Bayraktar: Daha dirençli daha esnek bir piyasa hedefliyoruz
Bakan Bayraktar: Daha dirençli daha esnek bir piyasa hedefliyoruz
EPDK Başkanı Yılmaz: “Regülasyon ve rekabet sürdürülebilir kalkınmanın temelidir”
EPDK Başkanı Yılmaz: “Regülasyon ve rekabet sürdürülebilir kalkınmanın...
Üçay Mühendislik Macaristan’da şirket kuruyor
Üçay Mühendislik Macaristan’da şirket kuruyor
Aksa Enerji 2025 Yılında Hedeflerini Aşarak FAVÖK’ünü 13,5 Milyar TL ’ye Yükseltti
Aksa Enerji 2025 Yılında Hedeflerini Aşarak FAVÖK’ünü 13,5 Milyar TL ’ye Yükseltti

Ana Sayfa
Gündem
Doğalgaz
Elektrik
Yenilenebilir Enerji
İklimlendirme
Petrol
Elektrikli Araçlar
Arşiv
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
  • Doğalgaz
  • Elektrik
  • Gündem
  • Petrol
  • Yenilenebilir Enerji
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Enerji Dijital Dergi
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim